GİLABURU - İÇECEKLER 22

Gilaburu endemik bir bitki her yerde yetişmiyor
doğal olarak türkiyede sadece Kayseride yetişiyormuş
Nette Kayserililerin gilaburuyu içecek olarak tükettiklerini okuyunca aktardan sordum bursada bulamazsın ancak şişede var dedi istanbulda bile zor bulunacağını söyledi, bir kaç aktar daha gezdikten sonra haklıymış dedim
Neyse bir şişe alıp eve getirdik ama gilaburuyu içmek için ya kayserili olmak gerekiyor yada hasta olmak gerekiyor, zira şifalı bir bitki
Tadı damağımıza pek hitap etmedi,
Ancak nette yaptığım araştırmada hayli ilgi çekici bilgiler var, birazda gilaburu almaya bu bilgiler yöneltti, fiyatı da göreceli pahalı
Tabi bu dediklerim içecek olarak geçerli ancak ilaç olarak neyse aşağıdaki bilgileri okuyun derim
GİLABURU MUCİZESİ

Gilaburu (Viburnum opulus), Adoxacea familyasından kırmızı renkli, nohut büyüklüğünde bir meyve veren ağaç türü. Daha ziyade Kayseri ve civarında yetişir. Bol miktarda su ile yetiştirilir. Acımsı bir tadı vardır. Gilaburu, suyu sıkılarak tüketilir. Bol miktarda şeker karıştırılarak içilen gilaburu suyunun böbrek taşı rahatsızlığına iyi geldiği söylenir.
| Dİspacales (Rubiales) takımının Caprifoliaceae (Hanımeli) familyasından olan Gilaburu bitkisinin gövde,kabuk ve meyveleri farmakolojide geniş bir kullanım alanı bulmaktadır.Gilaburu üzerinde yapılan bir çalışmada bitkinin gövdesinde,kabuğunda ve neyvelerinde saptanan bazı bileşikler aşağıdaki tabloda verilmiştir.(Anon.,2003b;Bolat ve Özcan,1995).Tabloda belirtilen bileşiklerin yanı sıra,gilaburu ayrıca vitamin K,viburnin,isovalerianik asit,salisin,salik asit ve reçine de içermektedir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Not : Kırmızı ile yazılan öğeler Bolat ve Özcan (1995)'dan alınmıştır. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Gilaburunun diğer aktif bileşenleri ise hidrokinonlar,arbutin,metilarbutin,skopoletin ve skopolin gibi kumarinler ile tanenlerdir.(Anon.2002b;Anon.2002c;baytop 1963,1984;Demircan 1998). | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| GİLABURU suyunun böbrekte oluşan kum ve taşları eritici özelliğinin de olduğu bildirilmektedir.Anadolu'da safra ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde de bu bitkiden yararlanılmaktadır. Gilaburuda bulunan galaktoz,arabi-noz ve ramnoz gibi bazı şekerlerin bağışıklık sistemini uyaran bir etkiye sahip oldukları tespit edilmiştir.Bunlar,fagozitik indeks ve peritonal makrofajlarla lizozomal enzimlerin salgılanmasında etkilidirler.Gilaburudaki asidik polisakkaritlerin uyarıcı etkilerinin olması için kalsiyum iyonlarına ihtiyaç duyulmaktadır.(Ovodova et.al,2000) Gilaburu meyvesinin bileşimindeki bazı unsurlar kuşburnu ve alıç gibi bazı yabani meyvelerle karşılaştırılmıştır. Buna göre gilaburu,kuşburnu ve alıçta potasyum sırasıyla 2473.80 mg/kg,4203 mg/kg;sodyum ise 402.62 mg(kg,18 mg/kg ve 23 mg/kg kadardır (Bolat ve Özcan,1995). Gilaburu,kuşburnu ve alıçta sırasıyla indirgen şeker %5.83,%15 ve %4.9;Ham selüloz ise %19.86,%2.80 kadardır (Bolat ve Özcan,1995).Meyve sularında portakaldan 5-10 kat fazla oranda askorbikasit (C vitamini) bulunması dikkat çekicidir. Harward Medicine School'da yapılan ve The New England Journal of Medicine'de yayınlanan çalışmada günde 250 gram gilaburu suyu tüketiminin sağlık üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtilmektedir.Üriner enfeksiyonlar ile kanser tümörlerindeki azalmaların gilaburuda bulunan antioksidan maddelerle olan ilgisi üzerindeki çalışmalar ise halen devam etmektedir. Gilaburunun gövde ve kabuklarından elde edilen sıvının dahili ve harici kullanım alanları vardır.Hafif astım,epilepsi nöbetleri,yüksek tansiyon,bazı kalp rahatsızlıkları,kramplar,mentrüel sancılar,kabakulak,doğum sonrası sancıları,uyku bozuklukları,romatizma ve bazı sinir rahatsızlıklarında dahili olarak,egzama gibi bazı cilt problemlerinde ise harici olarak kullanılmaktadır.Diğer bir kullanım alanı da kramplar ve mentrüel sancılardır.Kasın gevşemesini sağlayan bileşenin "viopu-dial" olduğu düşünülmektedir.Gilaburuda bulunan valerik asit bitkiye valerian (teskin edici) bir koku vermektedir. Gilaburu meyvesinin çekirdek ve pulplarında önemli oranda sterol bulunmaktadır.Gilaburu çekirdeklerinin espartik asit,treonin,serin,glutamik asit,prolin,glisin,alanin,valin,lösin,izolösin,trozin,fenialanin,histidin,lisin ve arjinin olmak üzere toplam 15 farklı aminoasit içerdiği belirlenmiştir (Karimova et.al 2000). | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İSİMLERİ Türkçe İsmi: GilaburuYöresel İsimleri: Girabolu, girebolu, kirebolu, gileburu, Latince İsmi: Viburnum Opulus İngilizce İsimleri: Cramp Bark, High Bush Cranberry, Snowball Bush, Guelder Rose, Stagbush | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
BİLEŞİMİ alpha-Amyrin:Summenformel: C30H50O Molmasse: 426,7 g/mol beta-Amyrin: Summenformel: C30H50O Molmasse: 426,7 g/mol | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yararlanılan Kaynaklar * Araş.Gör.Lütfiye EKİCİ - Ank.Üniv.Ziraat Fakultesi Gıda Bölümü & * Prof.Dr.Sedat VELİOĞLU - Ank.Üniv.Ziraat Fakültesi Gıda Bölümü "Phenolic composition and astringency removal of European cranberrybush (Viburnum opulus L.) juice. International Journal of Food Science and Technology, 41, 1011-1015." * Cine Tarım Dergisi,Sayı:46,Nisan,2003 "Gilaburu ve Sağlık" | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
www.gilaburu.com adresinden alıntılanmıştır
GİLABURUYU TANIYALIM

Gilaburu, hızla büyüyen çok yıllık bir bitkidir ve yüksekliği 1.3 metreden 3.5 metreye kadar çıkabilir. Bitki dikimden 3 yıl sonra ürün vermeye başlamakta ve dip sürgünleri sayesinde 300 yıl kadar yaşayabilmektedir. Gilaburu hem meyve olarak tüketilebilir hem de suyu çıkarılarak tüketilebilir. Gilaburu suyunun böbrekte oluşan kum ve taşları eritici özelliği bulunmaktadır.
(Viburnum opulus)
İngl. Cramp Bark, Alm. Gemeiner Schneeball
- Yöresel adları: Dağdığan ağ, geleboru, gilabada, gildar, giligili,girabolu, girebolu, gilaboru, gilaburu
- Drog adı: Cortex viburni opuli / ağaç kabuğu
- Tentür: Viburnum olpulus D1-D3
- Bitki Adı : GİRABOLU AĞACI (Viburnum opulus)
- Toplama/kurutma: Genç dalların kabukları nisan-mayıs döneminde soyulur, ince kıyılır ve gölgede kurutulur. 2-4 m yükseklikteki bu ağaç, ülkemizde Orta Anadolu bölgesinde yetişir. Ağacın meyvesinin turşusu da yapılır(Kayseri).
- Bileşim: Viburnin, Valerian asitleri, Salikoside, Arbutin, reçine, tanen
- Etkileri: Kramp çözücü, yatıştırıcı, adstingent(dokuları sıkıştırıcı-sağlamlaştırıcı), sinir sistemini güçlendirici
Kullanım alanları: Gilaburu ağaç kabuğu, kramplara ve kas gerginliklerine karşı oluşturduğu olumlu etki nedeniyle, saygıyla anılmaya hak kazanmıştır. Genellikle iki alanda kullanılır: Biri, yumurtalık ve dölyatağı kasları ile ilgili problemlerdir. Bitki dölyatağını yatıştırır ve böylece adet görme sürecindeki ağrılı kramplar sona erer. Aynı biçimde etki yaparak, olası düşükleri de önleyebilir. İkinci kullanım alanı ise, aşırı adet kanamalarının ve menopozla ilgili aşırı kanamaların kontrol altına alınmasıdır.
Kullanım biçimleri: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış dal kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 10-15 dakika kaynadıktan sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
Karışım: Dölyatağı ve yumurtalık ağrılarına karşı ve olası düşük tehlikesine karşı, kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak kullanılır. Yarım tatlı kaşığı gilaburu kabuğu ile yarım bardak suda hazırlanan gilaburu çayı, yarım tatlı kaşığı kediotu kökünün yarım bardak kaynar suyla haşlanıp, 10 dakika demlendirilen kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak içilir.
Tentür: Viburnum opulus D1, D2 veya D3 inceltisi, günde 3 kere 25-30 damla, yarım kahve fincanı ılık suya eklenerek alınır. Yukarıda anılan tüm rahatsızlıklara karşı etkilidir.
Uyarı: Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
HER DERDE DEVA
Gilaboru meyvesinin halk arasında böbrek hastalıklarının tedavisinde ve böbrek taşının düşürülmesinde yaygın olarak kullanıldığını belirten Doç. Dr. Aksoy, şöyle dedi:
�Sonbaharda toplanıp salamura yapıldıktan sonra tüketilen gilaboru, sadece böbrek hastalıklarına değil, birçok hastalığın tedavisinde de yararlı olmaktadır. Kabukları kaynatılan gilaboru, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Gilaburu suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir. Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika�da, Harward Medicine School�un araştırması devam etmektedir.�
- alpha-Amyrin:
Summenformel: C30H50O
Molmasse: 426,7 g/mol - beta-Amyrin:
Summenformel: C30H50O
Molmasse: 426,7 g/mol
Toplama/Kurutma : Genç dalların kabukları nisan-mayıs döneminde soyulur, ince kıyılır ve gölgede kurutulur. 2-4 m yükseklikteki bu ağaç, Ülkemizde Orta Anadolu bölgesinde yetişir. Ağacın meyvesinin turşusu da yapılır (Kayseri).
Etkileri: Kramp çözücü, yatıştırıcı, adstingent (dokuları sıkıştırıcı sağlamlaştırıcı), sinir sistemini güçlendirici Kullanım Alanları : Gilaburu ağaç kabuğu, kramplara ve kas gerginliklerine karşı oluşturduğu olumlu etki nedeniyle, saygıyla anılmaya hak kazanmıştır. Genellikle iki alanda kullanılır. Biri,yumurtalık ve dölyatağı kasları ile ilgili problemlerdir. Bitki dölyatağını yatıştırır ve böylece adet görme sürecindeki ağrılı kramplar sona erer. Aynı biçimde etki yaparak, olası düşükleri de önleyebilir. İkinci kullanım alanı ise, aşırı adet kanamalarının ve menopozla ilgili aşırı kanamaların kontrol altına alınmasıdır.
Kullanım Biçimleri : yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış dal kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 10-15 dakika kaynadıktan sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
Uyarı : Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
Gilaburu (Viburnum opulus) - Hanımlarda rahim spazmını giderir, hamileliği kolaylaştırır. Regllerin ağrısız olmasını sağlar .
- Vakitsiz bebek düşüm ve doğumlarını önler.
- İdrar söktürerek üreyi düşürür, sinirleri kuvvetlendirir
- Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği sıvı bir seferde hazırlanmalıdır. Diğer bir deyişle hazırlanan sıvı mutlaka 24 saat içinde tüketilmelidir.
- Gerek meyve gerekse sıkılarak hazırlanmış sıvı sıcaktan ve direkt gün ışığından korunmalı serin bir yerde saklanmalıdır.
- Girebolu kullanımı zamana yayılmamalı olabildiğince yoğun kullanılmalıdır.(günde en az 1 kg Girebolu ezilerek suyu yukarıda anlatıldığı şekliyle hazırlanıp kullanılmalıdır.)
- Bekleyen meyve mutlaka su içinde ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Kevgirde ezilerek elde edilen Girebolu öz suyuna mutlaka birebir ölçüde su katılmalıdır.
- Gileburu' nun bu güne kadar hiç bir yan tesiri tespit edilememiştir.
Satın almak için http://www.kayseriliyim.com/gilaburusatis.htm adresine tıklayınız.
KULLANIM ALANLARI
Böbrek: Böbrek taşlarının bütün cinsleri asılları itibarıyla suda çözünmeyen kalsiyum tuzu olup bu tuz oluşumunu yerinde eritecek bir ilaç bulunmadığından dolayı lazer, ses dalgası vs. gibi yollarla böbrek taşı fiziksel olarak parçalanıp yerinden oynatılarak düşürülmeye çalışılmak- tadır (diğer bir yöntem açık operasyondur). Ve bu yöntemler hastaya aşırı ağrı- sancı vermenin yanında kalıcı yan tesirleri olan yöntemlerdir. Girebolu ise böbrek taşını, diğer usullerde ( lazer. vs. ) olduğu gibi; fiziksel parçalama yöntemi ile değil kimyasal çözünme ile yok ettiğinden dolayı ne taş çözünürken nede idrar ile birlikte atılırken hasta ağrı sancı hissetmez. Taşın oluşum süreci tersine işleyerek, taş tamamen erir ve idrar ile birlikte kimyasal madde olarak atılır. 1 kür (8 kg ) girebolu 1 hafta içerisinde 6 - 8 mm böbrek taşı eritebilmektedir. Taş 8 mm den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. Girebolu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelmektedir. Not:Sertliğinden dolayı lazerinde kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Girebolu' da eritmeyebilir. Bu cins taş ile karşılaşma riskimiz %1-2 civarındadır.
Prostat: Girebolu, idrar kanalını genişletme özelliği ile mesanenin bir seferde ve kolaylıkla boşalmasını sağlar. Gece ve gündüz sık tuvalete çıkmayı azaltır.
Kadın hastalıkları: Adet zorluğu ve düzen- sizliğine karşı çok etkilidir. Spesifik olarak Kramp, yumurtalık ve rahim kası rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır. Rahmi rahatlatır. Böylece adet görme krampları sona erer ayrıca Mensturasyondan kaynaklanan ağrıları azaltır. Düşük durumu/ tehlikesinde kullanılır. Damar genişliğini düzenlemesinden dolayı adet dönemlerinde aşırı kan kaybını ve menapozda ki kanamaları azaltır. Kaynak:www.purplesage.org.uk
Kalp/ Tansiyon: Girebolu yatıştırıcı, damar genişliği düzenleyici, iskelet ve kas rahatlatıcı , kalp güçlendirici etkiye sahiptir. Gilaburu " Visceral" gerilim / Tansiyon için çok etkilidir. Kas gerilimini azaltır ve spazmları engeller. Hipertansiyonda Cardiovascular sistemini rahatlatır ve tansiyon rahatsızlığından kaynaklanan kabızlığı engeller. Harici kullanımda kramp ve kas gerilmesini rahatlatır. Bazı migren vakalarında da yardımcı olabilir. Kaynak:www.purplesage.org.uk
İdrar Yolu Hastalıkları: İdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler. İdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir.
HAZIRLANIŞI VE KULLANILIŞI
su içerisinden alınan girebolu bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir. Meyvenin çıkan suyuna kendisi kadar içme suyu ilave edilir ve bu karışım sıkıldığından itibaren 24 saat içerisinde hasta tarafından içilir.Tadı hafif ekşi olan girebolunun mümkün olduğu kadar bu haliyle içilmesi tavsiye edilmesine rağmen hasta içmekte güçlük çekiyor ise mümkün olduğu kadar az olmak kaydıyla karışım şeker ile tatlandırılabilir.
Dikkat...!
ERCİYES Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Osman Sağdıç, Kayseri ve çevresinde yetiştirilen gilaburu meyvesinin sıkılarak elde edilen suyunda 21 yararlı bakteri saptadıklarını söyledi.
Laboratuvar ortamında yaklaşık bir yıldır geleneksel yöntemle hazırlanmış gilaburu suyunu incelediğini ifade eden Yrd.Doç.Dr. Sağdıç, gilaburu suyunda vücuttaki zararlı maddeleri atmaya yardımcı olan antioksidanların çokça bulunduğunu belirtti.
Yrd.Doç.Dr. Osman Sağdıç, toprak ya da plastik kaplarda 3 ay su içinde bekletildikten sonra, sıkılarak suyu çıkartılan gilaburunun vücuttaki zararlı maddeleri yok ettiğini söyledi. Gilaburu suyunun vücudun bağışıklık sistemini de güçlendirdiğini belirten Yrd.Doç.Dr. Sağdıç, “Hacılar, Akkışla, Bünyan ilçeleriyle, Gesi Beldesi’nden toplanan gilaburu meyvesini geleneksel yöntemle su haline getirip, çalışmalarımıza başladık. Pastörize edilmeden hazırlanmış gilaburu suyunun içinde 21 tane probiyotik (insan vücuduna yararlı bakteri) bulunuyor. Bu bakterileri pastörize edilmiş gilaburu suyunun içine koyarak insan vücuduna daha yararlı bir içecek yaptık. Bu içecek hem geleneksel bir tada sahip, hem de pastörize edildiği için daha uzun süre muhafaza edilebiliyor” dedi.
DOĞAL KORUYUCU MADDELER
Yrd.Doç.Dr. Sağdıç, vücuttaki zararlı bakterilerin çoğalmasını engelleyen laktobasillerin gilaburu suyunun içinde çokça bulunduğunu ifade ederek, “Anadolu’nun birçok yerinde adı bile bilinmeyen meyve ve sebzeler üzerinde araştırma yapıyorum. Bunlardan en önemlisi gilaburu meyvesi. Gilaburu suyunun içinde doğal koruyucular çok fazla. Gilaburunun bazı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini düşünüyorum” diye konuştu. Yrd.Doç.Dr. Osman Sağdıç, 2004 yılında yaptığı araştırmada ise sadece Nevşehir’de yetiştirilen kalecik karası üzümünün çekirdeğinin doğal koruyucu maddeler içerdiğini tespit etmişti. Yrd.Doç.Dr. Sağdıç, üzüm çekirdeği araştırmasıyla BBC’ye haber olmuştu.
Öte yandan, aç karnına içilen gilaburu suyunun böbrek taşlarını düşürdüğü biliniyordu
Anadolu'da şifa kaynağı olarak kullanılan gilaburunun kalp, kanser, astım ve sinir hastalıklarına iyi geldiği ortaya çıktı.
Binbir mucize meyve
İç Anadolu'da yetişen Gilaburu meyvesi her eve lazım. Mucize bitki kanserden kalbe, şekerden romatizmaya kadar her derde deva.... Kayseri ve çevresinde yetişen Gilaburu meyvesi, sağlık için mucizeler yaratıyor. Kayseri Erciyes Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Aksoy, üzüm meyvesini andıran kırmızı renkteki gilaburunun kabuklarının kaynatılmasıyla elde edilen sıvının her derde deva olduğunu söyledi. Gilaburu, astım, romatizma, epilepsi nöbetleri, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, kabakulak, doğum sonrası sancılar, kramplar, uyku bozuklukları ve sinir hastalıkları tedavisine yardımcı oluyor. Gilaburu'nun mucizeleri bununla da bitmiyor. Mucize meyve, safra ve karaciğer rahatsızlığı ile şekere de iyi geliyor. Harward Medicine School'da yapılan araştırmalar, meyvenin kanser tümörlerini de gerilettiğini ortaya koydu.
Girabolu çalı şeklinde bodur bir ağaçtır. Genellikle İç Anadolu'da yetişir. Kırmızı salkım şeklinde yuvarlak meyvelidir. Bu meyveler sonbaharda toplanır. İlk toplandığında acı bir tadı vardır. Su içinde salamura yapılır. Yaklaşık bir ay sonra bu acılığını kaybeder. Bu şekilde (5-15 derecede) tazeliğini 1 yıl süreyle koruyabilir.. Nemli ve sulak bölgeleri seven bir bitkidir.
Yüksek miktarda C vitamini ve anti oksidin maddeler içerir. Bu özellikleri sebebiyle gıda sektöründe gelecekte yoğun ilgi göreceği düşünülmektedir.
Mart-Nisan ayında beyaz renkli çiçek açar. Nisan sonuna doğru bu beyaz çiçekler yerini küçük meyveciklere bırakır. Önce yeşil renkli olan bu meyvecikler, Haziran ayında kızarmaya başlar. Önceleri sert halde olan meyveler Ekim Kasım gibi yumuşamaya başlar Daha önce de belirtildiği gibi önceleri acı bir tada sahip olan meyveler, salamura suyunda acılığını kaybeder. Bu haliyle içilebilir hale gelmiştir. Salamura suyundan günlük içilecek miktar çıkarılır, sıkılır, su ilavesi ile seyreltilir ve tercihe göre şeker ilave edilerek içilir. Burada dikkat edilmesi gereken şey sıkılan meyvenin aynı gün tüketilmesi gerektiğidir. Ekşi bir tada sahiptir. Şeker ve su ilavesi ile bu ekşi tadı giderilebilir. İlk defa kullanan insanlara tadı biraz tuhaf gelebilmektedir.
MEYVESİ
Meyvesi genelde böbrek rahatsızlıklarının giderilmesinde kullanılır. İçileceği zaman salamura suyundan çıkarılarak günlük olarak sıkılır, bire bir sulandırılır ve istenirse şeker ilave edilerek içilir. Dikkat edilmesi gereken nokta sıkılan meyvenin aynı gün tüketilmesi gerektiğidir.
"Sonbaharda toplanıp salamura yapıldıktan sonra tüketilen gilaburu, sadece böbrek hastalıklarına değil, birçok hastalığın tedavisinde de yararlı olmaktadır. Kabukları kaynatılan gilaburu, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Gilaburu suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir. Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika'da, Harward Medicine School'un araştırması devam etmektedir
KABUĞU
Gilaburu ağaç kabuğu, kramplara ve kas gerginliklerine karşı oluşturduğu olumlu etki nedeniyle, saygıyla anılmaya hak kazanmıştır. Genellikle iki alanda kullanılır: Biri, yumurtalık ve dölyatağı kasları ile ilgili problemlerdir. Bitki dölyatağını yatıştırır ve böylece adet görme sürecindeki ağrılı kramplar sona erer. Aynı biçimde etki yaparak, olası düşükleri de önleyebilir.
İkinci kullanım alanı ise, aşırı adet kanamalarının ve menopozla ilgili aşırı kanamaların kontrol altına alınmasıdır.
Kullanım biçimleri: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış dal kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 10-15 dakika kaynadıktan sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
YAPILAN ARAŞTIRMALAR
İç Anadolu'nun geleneksel meyvesi olan "Gilaburu"nun, halk arasında sanıldığının aksine sadece böbrek rahatsızlıklarında değil çok sayıda hastalıkta tedavi edici özelliğinin bulunduğu, bu nedenle yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi gerektiği bildirildi.
Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Aksoy, Çukurova Üniversitesi'nce düzenlenen 17. Ulusal Biyoloji Kongresi'ndeki sunumunda, üzüm meyvesini andıran, 30-40 meyvesi bir salkım oluşturan, kırmızı renkteki gilaburunun farmakolojideki önemine işaret etti.
Bir çok meyvenin ana vatanı olan Türkiye de kültüre alınanların yanında birçok yabani türlerde doğal olarak bulunmaktadır.Caprifoliaceae familyasından gilaburu (vibirnum opulus L.) da bunlardan biridir. 2-4 metreye kadar boylanabilen çalı formundaki bu türün meyveleri yemiş,turşu ve reçel olarak değerlendirilmektedir. Meyve usaresi ise böbrek safra kesesi tedavilerinde ayrıca meyveleri ve çiçekleri geleneksel tıpta müshil ilacı,damar kasılmaları ve sinirsel düzensizliklerde yatıştırıcı olarak anadoluda kullanılmaktadır.Öksürük etkisi olan bu meyvenin çekirdeklerinden ve kabuğundan aynı amaçlarla Avrupa da yararlanılmaktadır.(Baytop,1963,1984)
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Bölümünde Prof. Dr. Sedat VELİOĞLU ve Araş. Gör. Lütfiye EKİNCİ tarafından hazırlana makalede indirgen şeker, sodyum, potasyum, aksorbik asit içeriği hakkında enteresan bilgiler vermektedir. Ayrıca bol miktarda C vitamini ve antioksidan maddeler içerdiğini ve bu özellikleri sebebiyle gıda sektöründe önemli kullanım alanı bulabileceğini belirtmiştir.
Ayrıca araştırmacılara göre
Gilaburunun kabuk ve meyveleri farmakolojide geniş bir kullanım alanı bulmaktadır. Kabukların kaynatılmasıyla elde edilen sıvının dahili ve harici kullanım alanları vardır. Hafif astım, epilepsi nöbetleri, yüksek tansiyon, bazı kalp rahatsızlıkları, kramplar, menstrüal sancılar, kabakulak, doğum sonrası sancılar, uyku bozuklukları, romatizma ve bazı sinir rahatsızlıklarında dahili olarak, egzama gibi bazı cilt problemlerinde ise harici olarak kullanılmaktadır. Gilaburu suyunun böbrekte oluşan kum ve taşları eritici özelliği olduğu da bildirilmektedir. Anadolu'da safra ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde de bu bitkiden yararlanılmaktadır. Ancak başlıca kullanım alanları kramplar ile menstrüal sancılardır. Kasın gevşemesini sağlayan bileşenin 'viopu-dial' olduğu düşünülmektedir. Gilaburunun diğer aktif bileşenleri ise hidrokinonlar, arbutin, metilarbutin, skopoletin ve skopolin gibi kumarinler ile tanenlerdir( Anon. 2002b; Anon. 2002c; Baytop 1963, 1984; Demircan 1998 ).
Harward Medicine School'da yapılan ve The New England Journal of Medicine'da yayınlanan çalışmada günde 250 gram gilaburu suyu tüketiminin sağlık üzerine olumlu etkilerinin olduğu belirtilmektedir. Üriner enfek-siyonlar ile kanser tümörlerindeki azalmaların gilaboruda bulunan antioksidan maddelerle olan ilgisi üzerindeki çalışmalar ise halen devam etmektedir ( Anon. 2002e ). .
KISA KISA
Bundan tam 15 yıl önce Sivas'ın Gemerek İlçesinde (Kayseriye yakın bir ilçe) Eğerci Kasabası'nı ziyaretimizde Girebolu şerbetinden içmiştim. O zaman için tadı çok hoşuma gitmişti, fena değildi. İnsanlar bunu orada yıllardan beri yapıyorlarmış. Neye şifalı olduğunu bilmem ama oradaki insanlar için alternatif bir içecek. Orada da insanlar Girebolu diyorlar. Bence alternatif içecek olması anlamında bile kıymetli bir şey. En azından bazı bölgelerimizde doğal olarak yetişiyor neden değerlendirilmesin.
Süs Bitkisi Olarak Gilaburu
''Aksoy, gıda ve şifa amaçlı olarak dünyanın çeşitli yerlerinde tercih edilen gilaburunun, çiçek ve meyvelerininin güzel görüntülü olması nedeniyle süs bitkisi olarak da değerlendirildiğini bildirdi. Selçuklular ve Osmanlılar zamanında bu bitkiye çiceklenme dönemindeki güzelliğinden etkilenip "Gül Ebru" ismi verildiğini ve bu ismin dilden dile değişime uğrayarak Türkiye´nin farklı yerlerinde değişik isimlerle anıldığını anlattı.
Aksoy, gilaburunun, Kayseri´de, "gileburu, gilebolu, gilaboru, gilabı, giraoğlu", Konya´da "giligili, gilaburu ya da giraboğulu", Sivas ve Yozgat´ta "gilaburu, girabolu, geleboru", Tunceli´de "dağdağan, dağdığan, geleboru, gilabada, gildar" adıyla anıldığını sözlerine ekledi.''
Arkadaşım kendi deyimiyle böbrei kendisini bitirme aşamasındaydı. Bir heyecanla bizim gilaburuyu kullandı öyle ki heyecandan çok yoğun kullandı. Tıpkı:
...komşum gilaburu kullanımının birkaç gün sonrasında gece yarısı apar topar hastaneye kaldırıldı; çünkü böbreklerindeki tüm taşlar birden düşmeye başladı :) Şimdi maşallahı var, taşların hepsini düşürdüm diyordu en son gördüğümde...
.......Arkadaşım önerilenden fazla fazla içti ....... Ancak bizimkisinin iki böbreği öyle şişmişki öleceğim diye doktora gitmeyen arkadaş Tıp fakültesinde sen bu böbreğe ne yaptın diyerek kendisine kızan doktora ameliyat oldu. Kapalı yapılan bir ameliyatla böbreğindeki taşlar alındı. Şimdi durumu çok iyi o arkadaşımdaki etkisi yoğun kullanımdan dolayı tam göremedik hatta bana kimseye tavsiye etmemem konusunda önerilerde bulunuyor ancak ben yoğun kullanımın ve hatta böbreklerin tepki vererek onu bir sonuca ulaştırdığını düşünüyorum.
Diğer arkadaşım ise evinde eşiyle birlikte 10 kg'lık kısmını azar azar tüketmişler. Şimdilik böbreği taş yapmıyor.
Dalından toplanıp bidonlara koyuluyor ve ek bir madde konulduğunu sanmıyorum.
Biz sadece suda(çeşme suyu), serin ve güneş ışığı almayan bir yerde saklıyoruz. Kayseri'den kargo ile susuz geldi ve sadece su ekledim o kadar. Ki bu ilk gelişi yada ilk tadışım değil.
Her yıl gelir her yıl aynı şeyi uygularız bozulma vs olmaz yeterki suda dursun.
Kayseri'liler yaz sıcaklarında girabolu yediklerinde ''yüreğim soğudu'' derlerdi. Alışana harika bir tadı vardır.
Merhaba;
Ben de Kayseri'deyim.Gilaboruyu çocukluğumdan beri bilirim ve severim.Gilaboru daha çok bu yörenin su kenarlarında yetişiyor.Eylül ayı sonlarına doğru toplanır ilk toplandığında rengi oldukça kırmızıdır ve tadı biraz acıdır.Hasat döneminde Kayseri'de her yerde bulunabiliyor.(Pazarda,markette,bakkalarda...)
Aldığımızda çöplerini ve yapraklarını temizler yıkarız.Bidonlara konur.İçine sadece su konur,herhangi bir katkı maddesi falan koymayız.(Bir satıcı; içine bir avuç kadar arpa koyarsanız bekledikçe rengi açılmaz demişti ama hiç denemedim) Bir kaç haftada o ilk acılığı gidiyor,rengide açılıyor ,eğer gerçekten soğuk bir yerde muhafaza ediyorsanız suyun içinde oldukça uzun süre durabiliyor.
Bir iki hafta sonra suyunu sıkıp sulandırarak içeriz isteğe bağlı biraz şeker de ilave edilebilir.
Gilaboru bir kaç yıl öncesine kadar Ekim ayından sonra marketlerde falan satılmazdı.Şimdi bazı yerlerde 5 kglık bidonlarda hala görüyorum ama içinde katkı maddesi var mı?bilmiyorum
Bir gün eski Ankara Valisi Alpaslan KARACA bey aradı.İlçemizde Gilaboru'nun varlığını duyduğunu, böbrek rahatsızlığı olduğunu ve bu fidanlardan bahçesinde yetiştirmek istediğini ve fidan temim etmem hususunda yardımımızı istedi. O vesile ile sayın valimin arzusunu karşıladık, hem de kendi adıma bende şifa buldum.
Zira tam 12 senedir bende böbrek üşütmesinden dolayı ciddi manada rahatsızdım. Gerçi ı biraz ekşi ama şeker ilavesi ile soğuk olarak çok nefis bir içecek oluyor.
3 ay gibi bir süre kullanmamdan sonra böbrek rahatsızlığından tamamı ile kurtuldum.
Sadece böbreğe mi? nerede ise her derde deva hükmünde bir bitki gilaboru.
Kabukları kaynatılan gilaboru, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabiliyor. Ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi geliyor. Gilaborunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen
Amerika'da, Harward Medicine School'un araştırması devam etmektedir."
Nemli ve sulak bölgeleri seven gilaboru Üzüm meyvesini andıran, 30 ila 40 meyve tanesi bir salkım oluşturan çalı formunda ve yetiştirilmesi çok kolay bir ağaç. Bahçenizde çok rahat bir şekilde yetiştirebilirsiniz. Ağaçtan sonbaharda toplanan gilaboru meyvesi, içi su dolu bir kapta bir süre salamura yapılarak bekletildikten sonra suyu sıkılarak veya taneleri yenilerek tüketiliyor.
Böbrek: Böbrek taşlarının bütün cinsleri asılları itibarıyla suda çözünmeyen kalsiyum tuzu olup bu tuz oluşumunu yerinde eritecek bir ilaç bulunmadığından dolayı lazer, ses dalgası vs. gibi yollarla böbrek taşı fiziksel olarak parçalanıp yerinden oynatılarak düşürülmeye çalışılmaktadır (diğer bir yöntem açık operasyondur). Ve bu yöntemler hastaya aşırı
ağrı- sancı vermenin yanında kalıcı yan tesirleri olan yöntemlerdir.
Girabolu ise böbrek taşını, diğer usullerde ( lazer. vs. ) olduğu gibi; fiziksel parçalama yöntemi ile değil kimyasal çözünme ile yok ettiğinden dolayı ne taş çözünürken nede idrar ile birlikte atılırken hasta ağrı sancı hissetmez. Taşın oluşum süreci tersine işleyerek, taş tamamen erir ve idrar ile birlikte kimyasal madde olarak atılır. 1 kür (8 kg ) Girabolu 1 hafta içerisinde 6 - 8 mm böbrek taşı eritebilmektedir. Taş 8 mm den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. Girebolu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelmektedir. Not:Sertliğinden dolayı lazerinde kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Girabolu' da eritmeyebilir. Bu cins taş ile karşılaşma riskimiz %1-2 civarındadır.
Prostat: Girabolu, idrar kanalını genişletme özelliği ile mesanenin bir seferde ve kolaylıkla boşalmasını sağlar. Gece ve gündüz sık tuvalete çıkmayı azaltır.
Kadın hastalıkları: Adet zorluğu ve düzensizliğine karşı çok etkilidir. Spesifik olarak Kramp, yumurtalık ve rahim kası rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır. Rahmi rahatlatır. Böylece adet görme krampları sona erer. Ayrıca Mensturasyondan kaynaklanan ağrıları azaltır. Düşük durumu tehlikesinde kullanılır. Damar genişliğini düzenlemesinden dolayı adet dönemlerinde aşırı kan kaybını ve menapozda ki kanamaları azaltır.
Kalp Tansiyon: Gilaboru yatıştırıcı, damar genişliği düzenleyici, iskelet ve kas rahatlatıcı, kalp güçlendirici etkiye sahiptir. Gilaboru " Visceral" gerilim Tansiyon için çok etkilidir. Kas gerilimini azaltır ve spazmları engeller. Hipertansiyonda Cardiovascular sistemini rahatlatır ve tansiyon rahatsızlığından kaynaklanan kabızlığı engeller. Harici kullanımda kramp ve kas gerilmesini rahatlatır. Bazı migren vakalarında da yardımcı olabilir.
İdrar Yolu Hastalıkları: İdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler. İdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir.
HAZIRLANIŞI VE KULLANILIŞI
Su içerisinden alınan girabolu bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir. Meyvenin çıkan suyuna kendisi kadar içme suyu ilave edilir ve bu karışım sıkıldığı andan itibaren 24 saat içerisinde hasta tarafından içilir. Tadı hafif ekşi olan girabolu'nun mümkün olduğu kadar bu haliyle içilmesi tavsiye edilmesine rağmen hasta içmekte güçlük çekiyor ise mümkün olduğu kadar az olmak kaydıyla karışım şeker ile tatlandırılabilir.
Dikkat...!
-Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği sıvı bir seferde hazırlanmalıdır. Diğer bir deyişle hazırlanan sıvı mutlaka 24 saat içinde tüketilmelidir.
-Gerek meyve gerekse sıkılarak hazırlanmış sıvı sıcaktan ve direkt gün ışığından korunmalı serin bir yerde saklanmalıdır.
- Girabolu kullanımı zamana yayılmamalı olabildiğince yoğun kullanılmalıdır.(günde en az 1 kg Girabolu ezilerek suyu yukarıda anlatıldığı şekliyle hazırlanıp kullanılmalıdır.)
-Bekleyen meyve mutlaka su içinde ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir.
Kevgirde ezilerek elde edilen Gilaboru öz suyuna mutlaka birebir ölçüde su
katılmalıdır.
-Girabolu' nun bu güne kadar hiç bir yan tesiri tespit edilememiştir.
devamı http://www.agaclar.net/forum/archive/index.php/t-2720.html adresinde
Kategori: (I_ECEKLER) | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler :














Her yaştaki bireylerin günlük kalsiyum gereksinimlerinin karşılanmasında takviye olan maden suyu, güçlü kemik yapısının oluşması ve korunmasını sağlıyor.
Baklava
Alman pastası (Oktay ustadan)"
Tiramisu
Muhallebi bici bici
Karamelli tatlı
Piramit pasta
Yaşgünü pastası
Kakaolu tatlı
Rengarenk pasta
Marmelatlı pasta
Saray sarması
Görümcek tatlısı
Gırtlak tatlısı
Rulo pasta
Profiterol
Tereyağlı
Hurma tatlısı
Amonyaklı yaş pasta
Ak helva Kara helva
Un kurabiyesi
Sütlü irmik tatlısı
Rokoko
Benekli muhallebi
Alman pastası
Kolay cezerye
Yufkalı kadayıf
Çikolata soslu ekmek tatlısı
Sütlaç fırında
Kağıtta kekler
Kremalı pasta
Kabak tatlısı
Çikolata topları
Kıyık cantık
Ay kobete
Simit makarnası
Dilimleme mantı
Kundak böreği
Çatal poğça
Cevizli lokum
Sigara böreği
Ekmekçikler
Katkat böreği
Mantı
Tavuklu sozma kobete
kaşık börek
Kapak böreği – Tas böreği
Kandil simidi
Yufka
Kıymalı pide
Pizza
Poğça
Şipit
Kulaç
Türkistan mantısı
Manisa kebabı
Kıygaşa
Akıtma
Kalakay
Su böreği
Kırma
Tavalokum
Hingal
Bavursak
Tögerek
Çarşaf böreği
Sarburma
Cevizli katmer ekmek
Poğça
Tabakbörek
Köbete
Kumru
Bohça katlaması
Abısta
Siron - Sinor
Papara
Minik tuzlu kurabiyeler
Tuzlu pasta/poğaça 