28/12/2008 · Kategori: yemekler
SUCUK KÖFTE
markette alışveriş yaparken gözüme çarptı sucuk köftesi harcı
alıvermişim
MALZEMELERİMİZ
kıyma ve marketten aldığımız hazır sucuk köftesi harcı
kıymayla harcı karıştırıp iyice yoğuruyoruz, köfteler yapıp
ızgaraya atıyoruz
afiyet olsun
bu kadar
değil tabii
peki sucuk köftesi harcımız yoksa nasıl yapıcaz
evde bulunan eski bir kitaptan baharat oranları kitabın yazıldığı tarihlerde kayseri - afyon sucuğu tartışması yok henüz
baharat erzurum ankara istanbul
tuz 20 20 20
sarımsak 20 15 8-10
kimyon 10 8 6
karabiber 6 5 4
kırmızıbiber 7 6 5
tarçın 1 1 0.5
nitrat 0.5 0.5 0.5
tabii sucuk köftesi yaparken nitrata gerek yok,
kitaptan bazı bilgiler:
nitrat eti kırmızı ve taze tutuyormuş eğer nitrat bayatsa yüzde bir oranında da şeker katmak gerekiyormuş,
koyun etinden yapılan sucuklar sert oluyormuş,
sucuk yapımında sığır eti kullanılmalı hatta buda yetmez sığır etine nazaran daha gevşek olan manda eti katılmalı
yüzde 45 sığır eti yüzde 45 manda eti yüzde on kuyrukyağı
tercih edilmeli diyor
sığır ve manda eti yağlı olmadığı için kuyrukyağı katılıyor
internetten de bir tarif buldum, tarifinden konusunda uzman olduğu anlaşılıyor
1Kg. sucukluk kıyma için:
Etteki yağ oranı yüzde 15 olmalıdır.
Sarımsak- 15-20gr. (Mutlaka havanda az tuz ile dövülecek)
Kimyon- 20-25gr.
Kırmızı toz biber-15-20gr. (Acı-tatlı oranı size kalmış)
Karabiber- 4-5gr. (Aynı zamanda acılık özelliği vardır acı sevmeyenler dikkat)
Çemen- 4-5gr.
Yeni bahar- 1gr. (Bi kaç kişiden baharat olarak sevmediğini duymuştum.)
Tarçın toz- 0,5gr.
Karanfil toz- 0,5gr.
Kişniş toz- 2gr.
C vitamini toz- 1gr.
Soya unu- 15-20gr.(Şart değil keyfe kalmış)
Tuz- 15-20gr. (Rafine olmayacak. Mutlaka doğal tuz.Sarımsak dövmek için havanda kullandığınız tuzda buna dahil.)
23/12/2008 · Kategori: yemekler
MENEMEN
kurtarıcı yemeğimiz
milli yemeğimiz
menemenimiz
MALZEMELERİMİZ
çok acı biber:)
domates
yumurta
biberlerimizi incecik incecik doğruyoruz
biberleri yağda kavuruyoruz
biberler kavrula dursun biz bir kaba domateslerimizi rendeliyoruz
biberler kavrulduktan sonra rendelenmiş domateslerimizi ilave ediyoruz
domateslerde biraz suyunu çekene kadar karıştırıyoruz
sonra yumurtalarımızı kırıp karıştırıyoruz
üzerine tuzunu atıyoruz, hoşlandığınız baharat varsa atabilirsiniz
karıştıra karıştıra pişiriyoruz
arzuya göre birazda küçük küçük doğranmış sucuk ilave edebiliriz
afiyet olsun
22/12/2008 · Kategori: yemekler
POŞETTE TAVUK
MALZEMELERİMİZ
büyük boy bir tavuk
patates, havuç, patlıcan,biber,domates
malzemelerimizi soyup doğruyoruz,
tavuğu ateşte ütülüyoruz
içini dışını iyice yıkıyoruz
sebzeleri ve tavuğu tuzluyoruz
ve poşete koyup fırına veriyoruz
pişiriyoruz ve pişmiş halde resmini çekmeyi unutuyoruz :)
afiyet olsun
20/12/2008 · Kategori: yemekler
ETLİ NOHUT
MALZEMELERİMİZ
üç su bardağı nohut
kemikli et
salça tuz,
Yapılışı
nohutları akşamdan ıslatıyoruz
nohutları düdüklüye koyup yumuşayana kadar haşlıyoruz.
suyunu süzüyoruz ve atıyoruz
soğanı ince ince kıyıyoruz ve bir miktar yağla kavuruyoruz.
salçayıda ilave edip karıştırıyoruz
daha sonra nohutları ve önceden başka bir kapta biraz pişirdiğimiz kemikli etleri suyu ile birlikte ilave ediyoruz
tencerenin kapağını kapatıp iyice pişiriyoruz
afiyet olsun
7/10/2008 · Kategori: yemekler
YAPRAK CİĞER EDİRNE USULÜ
Edirne'nin ünlü yaprak tava ciğerinin son yıllarda gördüğü ilgi, iç turizmin hareketlenmesine neden oldu. Edirne'deki 22 ciğerci cumartesi ve pazar günleri yarım ton ciğer satışı yapıyor.(bir gazete haberi)Artık kadınlar altın günü yerine gurme turu düzenliyor.İstanbula iki saat uzaklıktaki Edirne’ye günübirlik ciğer turları artınca kentteki ciğercilerin sayısı 2 yılda 4 katına çıkarak 20’ye ulaştı bu yüzden Edirne`de yeteri kadar ciğer bulamadıklarını çevre ilçelerden ciğer aldıklarını biliyormuydunuz.
ciğeri ciğercide arnavut ciğeri yapacak şekilde kestirttim, eve geldikten sonra biraz nette bir dolaşayım bakayım dedim, karşıma edirne ciğer diye bir şey çıktı
mecburen kuşbaşı şeklinde kestirdiğim ciğerlerin irice olanlarını ortadan ikiye böldüm ucuna gelince bıraktım ayırmadım
ama bu bile yetti yarısını arnavut ciğeri tarzında yarısını edirne usulü tarzında yaptım, her ikisinden de herkeze tattırdım önce arnavut ciğeri sonra edirne ciğeri
arnavut ciğeride çok güzeldi ancak edirne ciğerini tadan herkezden mmm mm m şeklinde beğenildiğini belli eden sesler çıktı istisnasız
farkı anlamak için her ikisinden de yapın derim, ancak yaprak ciğeri asıl olsun benden söylemesi
sonuç: artık evde ciğer kızartılacaksa ciğer edirne usulünde yapılacak, evdeki herkez hayret etti nasıl oluyorda bu kadar farklı tad oluşuyor ikiside aynı şekilde piştiği halde??? soruları yükseldi.
MALZEMELERİMİZ
1 kilo dana ciğer
un
yağ
tuz, kırmızı biber
YAPILIŞI
ciğerin üstündeki zarı aldıktan sonra altı yedi santimlik parçalara ayırıyoruz
sonra ciğerleri aynı şekilde diklemesine elimizden geldiğince ince yaprak şeklinde kesiyoruz
ortaya çıkan sinirleri elimizden geldiğince alıyoruz
kevgirde yıkadıktan sonra
1 kiloya iki-üç kaşık tuz atıp karıştırıyoruz ve 15-20 dakika kevgirde/süzgeçte bekletiyoruz,
sonra unlayıp çok kızgın harlı ateşteki yağa atıp 2 dk kadar kızartıp alıyoruz (nette gördüğüm resimlerde tüm Edirne ciğercileri bu işlemi geniş aliminyum tavalarda yapıyorlar, aliminyum sıcağı daha iyi iletiyor, bu yüzdende bir adıda tava ciğeri)
süsleyip servis yapıyoruz, kırmızı biber de ciğere yakışıyor.
afiyet olsun
bu arada edirne ciğeri, tava ciğeri, yaprak ciğeri şeklinde internette arama yapın edirne ciğercisi onlarca sayfa göreceksiniz, galiba bu konuda edirneli ustalara arasında bir rekabet var, Edirnede bu iş almış yürümüş, bu da normal deneyin farkı göreceksiniz.
UYARI!!!...
Hamileyken ciğer yemeyin, çünkü ciğer yüksek oranda A vitamini içerir, bu da bebeğinize zarar verir.
Ciğer de folik asit içermekle birlikte, yüksek düzeyde A vitamini içerdiğinden fazla alındığında ilk aylarda gelişmekte olan bebek açısından sakıncalar yaratabilir. Bu nedenle hamilelik planlayan veya hamile kadınların ciğer yememesi önerilir.
Bizim kültürümüzde de yaygındır hurafeler. Örneğin, benim aklıma hemen şimdi geliveren 'hamile kadın ciğere dokunur, sonra da eliyle vücudunun neresine dokunursa, bebek de aynı yerinde el kadar kırmızı doğum lekesiyle doğar'.
böyle bir hurafe varmış nette buldum,şimdi anlaşılıyor nedeni
ciğerin faydaları
vitaminler konusunu aynen aktarıyorum ciğerin değerinin anlaşılması için
C vitamini hariç ne ararsan hemde bol miktarda varmış, zaten vücutta vitamin deposu vazifesi görüyormuş anlaşılan.
Vitaminler
Vitaminler, vücudun normal metabolizması için az miktarlarda gerekli olan ve vücudun hücrelerinde üretilemeyen organik bileşikler.
Vitamin sözcüğü Polonyalı, biyokimyacı Casimir Funk tarafından 1912'de kullanılmıştır. Vita Latince, hayat demektir, -amin son eki ise amin sözcüğünü kastetmektedir. Zira o dönemde tüm vitaminlerin amin oldukları sanılmaktaydı. Bugün bunun yanlış olduğu bilinmektedir.
Vitaminler besinlerimizde bulunmadığı zaman, metabolizmada bozukluklara yol açabilirler. Vitaminler vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından oldukça gereklidir. Ayrıca vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteini kullanmasını da sağlarlar.
Vitaminler vücutta "yakılmaz", yani vitaminlerden doğrudan enerji (kalori) alınmaz. Vücut, her vitaminden gerekli olan miktarın kan dolaşımında sürekli mevcut olmasını sağlar. Suda çözünen vitaminlerin fazlası vücut sıvıları ile atılırken, yağda çözünen vitaminlerin fazlası ise yağ dokusunda depolanır. Depolandıkları için yağda çözünen vitaminlerin aşırı dozu zararlı olabilir. (yani fazlası vücudu yağlandırma şişmanlatma yapar diyor)
Özellikle vitamin A ve D'nin tüketiminde dikkatli olmak gerekir. Vitaminler bütün hücrelerde az miktarda depolanır.
Bazı vitaminler ise büyük ölçüde karaciğerde depolanır. Örneğin karaciğerde depolanan A vitamini hiç vitamin almayan bir kişiye 5-10 ay kadar yetebilir ve karaciğerin D vitamini deposu dışarıdan hiç D vitamini almayan bir kişi için genellikle 2-4 ay kadar yeterlidir.
Suda çözünen vitaminlerin vücutta depolanma oranı nispeten düşüktür. Bu, özellikle B vitaminlerinin birçoğu için geçerlidir. B kompleks vitaminleri eksik alan bir kişide bu eksikliğin belirtileri bazen birkaç günde ortaya çıkar. B12 vitamini bunun dışındadır, çünkü B12'nin karaciğerdeki deposu kişiye bir yıl veya daha uzun süre yetebilir. Suda çözünen bir başka vitamin olan C vitamininin yokluğu birkaç haftada belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabilir. C vitamini eksikliğinden kaynaklanan skorbüt hastalığı ise 20-30 hafta içinde ölümle sonuçlanabilir.
Vitamin türleri
Yağda çözünenler
Dört vitamin türü, yağda çözünebilir ve bu sayede vücudun yağ dokusunda depolanırlar. Bunlar: A vitamini, D vitamini, E vitamini ve K vitamini.
A Vitamini
A vitamini veya retinol portakal, yeşil sebze ve havuçlarda bulunan, göz ve solunum yollarının mukoz zarlarının bakımından sorumlu olan bir vitamindir. Ayrıca görsel pigmentlerin de içeriklerindendir. Yetersizliğinde gece körlüğü görülebildiği gibi enfeksiyon riski, özellikle mukoz zarlarda, artar.
Karaciğer, böbrek, süt ve yumurta gibi hayvansal gıdalarda daha bol bulunmakla birlikte, buğday, havuç, mantar ve baklagillerde A vitamini açısından zengindir.
D Vitamini
D vitamini veya antiraşitik faktör, yağlı balık ve süt ürünlerinde bulunan, kalsiyum metabolizması ve kemik oluşumunda görev alan bir vitamindir. Yetersizliğinde yetişkinlerde osteomalazi görülür.
Kaynakları En önemli kaynak güneş ışınlarıdır. Ayrıca, karaciğer, balık, yumurta, tereyağı, peynir, mantar
E Vitamini
E vitamini veya tokoferoller ayçiçek yağı ve yer fıstığı gibi gıdalarda bulunur. Antioksidandır. Yetersizliğinde anemi görülebilir.
Buğday, pirinç, mısır, darı, çavdar, marul, soya, yerfıstığı, kabak çekirdeği, badem, susam, ceviz, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, pamukyağı ve yeşil sebzelerde bol miktarda bulunur. E VİTAMİNİBitkisel yağlar, yağlı tohumlar, margarin, yumurta, karaciğer, balık ve ette bulunur.
K Vitamini
K vitamini, yeşil sebze, çay ve ciğerde (inek ciğeri) bulunan ve kan pıhtılaşmasında önemli bir yeri olan bir vitamindir. Yetersizliğinde pıhtılaşmada sorunlar, aşırı kanama ortaya çıkabilir.
Suda çözünenler
Diğer dokuz vitamin türü ise suda çözünür ve pek çoğu vücutta depolanmaz. Bunlar: C vitamini, Tiyamin (B1), Riboflavin (B2), Niyasin (B3), Pantotenik asit (B5), Piridoksin (B6), Kobalamin (B12), Biyotin, Folik asit (folacin).
C Vitamini
C vitamini veya askorbik asit, turunçgiller, koyu yeşil sebzeler ve patateslerde bulunan ve kollajen sentezinde yer alan, antioksidan bir vitamindir. Ayrıca demir emilimini de olumlu etkiler. Yetersizliğinde eklem ağrıları, yaraların geç iyileşmesi, skorbüt gibi sorunlara neden olabileceği gibi enfeksiyonlara karşı kişiyi daha zayıf kılar.
Tiyamin
Tiyamin veya B1, yumurta ve ciğer gibi gıdalarda bulunan, karbonhidratlardan enerji üretilmesine yardımcı olan bir vitamindir. Yetersizliği beri beri hastalığına yol açabilir.
Riboflavin
Riboflavin veya B2, tahıllar, et ve ciğerde bulunan bir vitamindir. FAD'ın içeriklerindendir. Yetersizliğinde ariboflavinoz görülebilir.
Niyasin
Niyasin veya B3, et, balık ve kuruyemişlerde bulunan ve NAD ile NADP koenzimlerinin içeriklerinden olan, solunum için önemli bir vitamindir. Yetersizliğinde pellagra görülebilir.
En önemli kaynağı protein içeren yiyeceklerdir. Sakatat(ciğer), süt, yumurta, mayalar ve koyu yeşil renkli sebzelerde bulunur.
Pantotenik Asit
Pantotenik asit veya B5, birçok gıdada, özellikle de ciğer ve baklagillerde bulunan önemli bir vitamindir. A vitamininin içeriği olan pantotenik asit, karbonhidrat ve yağ metabolizmasında yer alır. Yetersizliğinde yorgunluk ve uyuşukluk hissedilebilir.
Piridoksin
Piridoksin veya B6 et, sebze ve tahıllarda bulunur ve protein metabolizmasındaki 60'dan fazla enzime koenzimdir. Yetersizliğinde anemi, ağız ve gözlerde yara görülebilir.Kırmızı et ve et ürünleri (özellikle karaciğer), çiğ sebzeler, beyaz et, ve bir miktar da süt ve süt ürünlerinde bulunur.
Kobalamin
Kobalamin veya B12 ciğer, balık ve süt ürünlerinde bulunan ve DNA metabolizmasında koenzim olarak yer alan bir vitamindir. Alyuvarların olgunlaşmasında da gereklidir. Yetersizliğinde anemi ve kilo kaybının görülebilir.
Biyotin
Biyotin, baklagiller ve ette bulunan yağ, protein ve karbonhidrat metabolizmalarında koenzim olan bir vitamindir. Yetersizliğinde iştahsızlık, sinir ve kas bozuklukları görülebilir.karaciğer(özellikle kuzu karaciğeri), süt ve yumurta sarısında bolca bulunur
Folik Asit
Folik asit yeşil sebze, kuruyemiş ve ciğer gibi gıdalarda bulunan bir vitamindir. DNA sentezi ve amino asit metabolizmasında koenzimdir. Yetersizliğinde anemi ve gastrointestinal bozukluklar görülebilirERCİYES Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Neriman İnanç, vitamin ve minarellerin eksikliği halinde vücudun sinyaller gönderdiğini belirtti.
Vücuttan gelen sinyallerin, hangi vitamine ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyduğunu belirten Doç. Dr. İnanç, bu sinyallerin iyi değerlendirilmesiyle sağlık sorunlarına çözüm bulunabileceğini söyledi.
Doç. Dr. İnanç, vücudun bazı vitamin ve minerallerin eksikliği sonucu verdiği sinyalleri şöyle sıraladı:
Çatlayan dudak: B12 vitamini.
Kırmızı cilt: B grubu vitaminleri.
Kalçada sivilce: B vitaminleri ve E vitamini ile yağ asitleri.
Az uzayan saç: Çinko.
Kırmızı gözler: B 6 vitamini.
Kırılan tırnak: Demir ve kalsiyum.
Bacak uyuşması: Demir, B6 vitamini ve folik asit.
Dişeti hastalığı: C vitamini.
Müzmin yorgunluk: B grubu vitaminlerle C vitamini ve demir.
Egzama: Çinko ve C vitamini.
Ağızda aftlar: Demir ve folik asit.
Regl öncesi şikayetler: Çinko eksikliğini gösterir
VİTAMİNLER
Normal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan, yiyecekler içerisinde doğal olarak bulunan basit yapılı bileşiklerdir.
Vücut fonksiyonunun düzenlenmesinde ve devamlılığında önemli rol oynarlar. Yağda ve suda eriyenler olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Yağda eriyenler A - D - E - K vücutta depolandığı için hergün almaya gerek yoktur. Suda eriyenler B - C ise depolanmazlar, fazlası dışarı atılır. Her gün alınması gerekir.
A VİTAMİNİKaraciğer, balık yağı, yumurta sarısı, süt ve süt ürünlerinde bulunur. Retinol A vitamininin aktif halidir ve yeşil yapraklı sebzelerle sarı renkli meyvelerde bulunan beta karotenden elde edilir.
Yararları :
Saç ve cilt sağlığı, kemik ve dişlerin oluşumu, solunum ve sindirim sistemi ile idrar yolları hücrelerinin sağlığının korunması, görmenin sağlanması.
Eksikliği :
Gece körlüğü, geçici görememe.
B VİTAMİNİHayvansal ve bitkisel gıdalarda bulunur. Süt, ciğer, yumurta ve yeşil yapraklı sebzeler ile işlenmemiş huhubat ürünlerni bunlar arasında sayılabilir.
Yararları :
Gıdalarda bulunan enerjinin açığa çıkmasını, hormonların üretilmesini, ağız dil ve cilt dokusunun sağlıklı kalmasını sağlamak.
B1 VİTAMİNİKepekli ekmek, kabuklu pirinç, karaciğer, böbrek, balık, bezelye, fındık ve yumurta B1 vitamini açısından oldukça zengindir
Yararları :
Glikozu enerjiye çeviren kimyasal reaksiyonların sağlanması, sinirler ve kalp için gerekli enerjinin üretilmesi.
Eksikliği :
Yorgunluk, kaslarda güçsüzlük, sinir sistemi bozukluğu.
B2 VİTAMİNİBira mayası, sebzeler, balıklar, meyve, kuru erik, buğday özünde ve az miktarda karaciğerde bulunur.
Yararları :
Enerji üretiminde, görme fonksiyonlarının düzenlenmesinde, yaraların iyileşmesinde, yorgunluğun giderilmesinde etkilidir.
Eksikliği :
Ağız ve dudak kenarlarında yaralar, yorgunluk.
B6 VİTAMİNİKaraciğer, kümes hayvanları, balık, patates, kuru fasulye, kepekli ekmek, sebze ve meyvelerde bulunur.
Yararları :
Alyuvar oluşturur, besinleri enerjiye dönüştürür ve sağlıklı bir cilt dokusu olusu sağlar.
Eksikliği :
Kansızlık, huzursuzluk.
B12 VİTAMİNİ
Karaciğer, et, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri dahil olmak üzere sadece hayvansal gıdalarda bulunur.
Yararları :
Kanın yapısının korunmasını, saç köklerinin yapımını, sinir sisteminin düzenliliğinin korunmasını sağlamak.
Eksikliği :
Kansızlık, sinir sistemi bozukluğu.
C VİTAMİNİSebze ve meyvelerde bulunur.
Yararları :
Yaraları iyileştirir ve dokuları yeniler, damak, dişeti, diş ve kemik dokusunun sağlıklı olmasını sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir.
Eksikliği :
Diş eti kanamaları ve kan damarlarında dejenerasyon.
D VİTAMİNİBalık yağı, süt ve süt ürünleri, karaciğer, yağlı balıklar ve margarinde bulunur. Ana kaynağı ise güneştir.
Yararları :
Kemiklerin gelişmesi ve büyümesinde, vücuttaki kalsiyum potasyum dengesinin sağlanmasında etkilidir.
Eksikliği :
Raşitizm. ( Kemiklerde şekil bozukluğu)
E VİTAMİNİBitkisel yağlar, yağlı tohumlar, margarin, yumurta, karaciğer, balık ve ette bulunur.
Yararları :
Hücre yaşlanmasının yavaşlatılmasında, kırmızı kan hücreleri oluşumunda, üreme sistemi ve üreme hormonlarının düzenli çalışmasında etkilidir.
Eksikliği :
Kansızlık
K VİTAMİNİYeşil yapraklı sebzeler, meyveler, karaciğer, et, bitkisel yağlar ve balıkta bulunur.
Yararları :
Kanın pıhtılaşmasını sağlamakta etkilidir.
Eksikliği:
Şiddetli kanama.
NİASİN
Karaciğer, yağsız etler, kümes hayvanları, balık ve fındıkta bulunur.
Yararları :
Karbonhidrat ve yağlardan enerji elde edilmesini sağlamak, sinir ve sindirim sistemlerini düzenli çalıştırmak.
Eksikliği :
Sinir ve sindirim sistemi bozuklukları, deri hastalıkları.
KALSİYUM
Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler, fındık, narenciye ve bazı balıklarda bulunur.
Yararları :
Kemik ve dişlerin oluşumunu ve sağlıklı kalmasını, kanın pıhtılaşmasını, kasların kasılmasını sağlar. Sinir iletişimlerini gerçekleştirir.
Eksikliği :
Büyüme geriliği, kemik yumuşaması, raşitizm.
FOSFOR
Süt ürünleri, sakatatlar, et ve kurubaklagillerde bulunur.
Yararları :
Kemik ve diş yapısını oluşturur.
Eksikliği :
Halsizlik ve kalsiyum kaybı.
SODYUM
Tuz, füme etler, süt ve süt ürünleri.
Yararları :
Vücudun suyunu dengeler, sinir iletişimlerini ve kasların kasılmalarını sağlar, kalbin normal atış ritmini korur.
Eksikliği :
Kramplar, iştahsızlık, uyumsuzluk.
POTASYUM
ET, süt, sebze, meyveler ve işlem görmemiş huhubatta bulunur.
Yaraları :
Kasların çalışması, sinir uyarımı, vücudun su dengesinin sağlanması.
Eksikliği :
Kramplar, kaslarda yorgunluk.
MAGNEZYUM
Soya fasulyesi, fındık, süt, balık, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllarda bulunur.
Yararları :
Kemik ve dişlerin gelişimini ve sağlıklı kalmalarını, sinir iletişimlerini ve kasların kasılmalarını, enerji oluşumunu sağlar.
Eksikliği :
Büyüme geriliği, davranış bozukluğu, sinir ve kas çalışmasında bozukluk.
DEMİR
Yumurta sarısı, et, balık, ciğer, yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, fındık ve dalakta bulunur.
Yararları :
Hemoglobin yapımı, ****bolizmanın uyarılmasına yarıyan enzimlerin yapılmasını sağlar.
Eksikliği :
Kansızlık, oksijen kullanımında yetersizlik.
ÇİNKO
Deniz ürünleri, et, karaciğer, fındık, süt ve yumurtada bulunur.
Yararları :
Büyümenin ve cinsel gelişimin normal olmasını, yaraların iyileşmesini sağlar.
Eksikliği :
Büyüme geriliği, iştahsızlık, eklemlerde şişme
5/10/2008 · Kategori: yemekler
YAYLA ÇORBASI
Ben bu çorbayı seviyorum, mükkemmell müthiş bir karışım.
MALZEMELER
bir su bardağı pirinç
bir su bardağı yoğurt
bir yumurta
iki çorba kaşığı un
altı su bardağı su
nane, tereyağ
YAPILIŞI
bir su bardağı pirincin üzerine altı bardak su koyup pişiriyoruz
bir kapta yoğurdun üzerine yumurtayı ve unu koyup çırpıyoruz
yoğurdun kesilmemesi için kaynayan sudan kaşıkla alıp karıştırıyoruz ve hafif sulandırana kadar bu işleme devam ediyoruz
kaynamakta olan çorbanın içine bu karışımı karıştıra karıştıra döküyoruz
bir müddet karıştırarak kaynattıktan sonra
ara ara karıştıra karıştıra pişiriyoruz
üzerine tereyağı eritip içine nane ve karabiber döküp yakıyoruz ve çorbaya ilave ediyoruz
afiyet olsun